Aslan ile Çakal

ASLAN ile ÇAKAL Aslanla çakal arkadaş olmuşlar. Dağda bayırda geze geze yorulmuşlar, acıkmışlar. Aslan demiş ki: — Çakal kardeş, bu böyle olmayacak. İyisi mi, bir av yapalım da karnımızı doyuralım. Neyse bunlar av peşinde dolaşırken, çayırda otlamakta olan yılkı atlarına rast gelmişler. Aslan: — Tamam çakal kardeş, ben gideyim de şu yılkıdan bir at avlayayım … Devamını oku

Gelincik Günü

Gelincik Günü Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman için Bir bey varmış. Beyin de dağlara, ovalara sığmayan civan mert bir oğlu varmış. Gezermiş, tozarmış. Bir gün, sesi soluğu kesilmiş, evinden çıkmaz olmuş. Beyi almış bir dert. Çare yok. Bey oğlu evden çıkmaz, kimseyle konuşmaz… Aradan uzunca zaman geçmiş. Bir yaşlı kadın beyin evinin önünde dolanıp … Devamını oku

Tasa Kuşu

Tasa Kuşu Bir varmış, bir yokmuş. Bir Sülün Kız varmış. Babası ölmüş. Anası ile kalmış. Kızı, nasıl geçiniriz diye bir tasa almış. Anası demiş: “Ben çuha dokurum, sen gergef işlersin, geçinip gideriz.” Öyle yapmışlar. Bağ bahçe sahibi olmuşlar. Kız yine tasalanmış. “Da­ğımızı yel alırsa, bağımızı el alırsa” diye. Anası nice öğütler vermişse de boşa. Kendini … Devamını oku

Gökten düşen Üç elma

Gökten düşen Üç elma Bir varmış, bir yokmuş, evvel zaman içinde pireler kalbur saman içinde, ben anamın beşiğin tıngır mıngır sallar iken bir memleketin birinde, iyiler iyisi bir padişah varmış. Her şeyi varmış, ama hiç çocuğu yokmuş. Yaşı ilerledikçe, bu yüzden kederi artıyormuş… Bir gün akıllı bir pir-i fani, padişahın derdini öğrendikten sonra, “kolayı var” … Devamını oku

Tuz Masalı

  Tuz Bir varmış, bir yokmuş… Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, bir padişahın üç oğlu varmış. Padişah, aklı oldukça kıt bir adammış. Yaşına, padişahlığına yakışmayan hareketler yapar, herkesi kendine güldürürmüş. Devlet işleriyle hiç uğraşmazmış. Vaktini hep ava gitmekle, eğlenceler tertiplemekle geçirirmiş. Günlerden bir gün, üç oğlunu da yanına çağırmış, onlara : Söyleyin bakayım, diye … Devamını oku

Rüzgaroğlu Masalı

Rüzgaroğlu Bir varmış, bir yokmuş. Çok söylemesi ayıpmış. Az söyleyip çok dinleyenlerin bilgisi artar, çok çok söyleyip az dinleyenlerin çenesi yorulurmuş… Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, Rüzgâroğlu adında az konuştu, çok dinler bir adam varmış. Rüzgâroğlu, evli imiş. Beş yaşında Nuryüz adında bir oğlu, 4 yaşında Gülyüz adında bir kızı varmış. Rüzgâroğlu ailesi o … Devamını oku

Güneş kız masalı

Güneş kızı   Vakti zamanında çok zengin bir adamın üç oğlu varmış. Adam büyük oğlunu bir vezirin kızıyla evlendirmiş. İkinci oğlu ise fakir bir kız almış. En küçük oğlu, ağabeylerine demiş ki : Babama söyleyin, ben evlenmek istemiyorum! O şehirde de bir ailenin üç kızı varmış. Bunlar bir gün su bakraçlarıyla çeşmeden su alıyorlarmış. Küçük … Devamını oku

Limon kız masalı

Limon Kız Bir varmış, bir yokmuş… Evvel zaman içinde, kalbur zaman içinde… Develer tellallık eder eski hamam içinde…Hamamcının tası yok. külhancının baltası yok…Arap bacı hamama gider, koltuğunda bohçası yok…Handadır handa, yetmiş iki deli ile bir manda. Yedik, içtik, dişimizin dibi et yüzü görmedi… Bereket versin hacı cambaza… Bize bir at verdi, dorudur diye… At bize … Devamını oku

Konuşan Kaval masalı

Konuşan Kaval Bir varmış, bir yokmuş… Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, bir padişahın iki kızı varmış. Büyük kızın adı Yaprak, küçük kızın adı da Fidanmış. Yaprak’la Fidan henüz pek küçük yaşta iken anneleri hastalanarak ölüvermiş. Padişah, “çocuklarım anne yokluğu duymasınlar” diye, çok geçmeden bir kadınla evlenmiş. Üvey anneleri, Yaprak’la Fidan’a, kendi öz çocukları gibi … Devamını oku

Doğruluk Masalı

Doğruluk Bir varmış, bir yokmuş… Çok söylemesi günah, az söylemesi sevapmış… Allah’ın kulu dağdan, taştan çokmuş… Masaldır bunun adı, dinlemekle çıkar tadı… Vakti zamanında bir kadının üç oğlu varmış. Kocası yeni öldüğü için fakirmişler. Hazıra dağlar dayanmaz, derler. Ellerindeki, avuçlarındaki tükendikten sonra geçim sıkıntısı çekmeye başlamışlar. Bir gün kadın, üç çocuğunu da yanına çağırarak: Artık … Devamını oku