Yusufçuk masalı

Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde. Orta halli zengin, ne fakir bir köylünün bir kızı ve bir de oğlu varmış. Çocukların ikisi de çok sevimli şeylermiş. İki kardeş analarının hazırladığı azığı bellerine bağlar, düşerlermiş koyunların ardına. Koyunları gütmek için her gün ayrı yönlere giderlermiş. İki kardeş birbirlerini çok sever, birbirlerini hiç incitmezlermiş. Babaları oldukça kaba bir adammış, Çabuk sinirlenir, çocuklar en küçük bir kusur işleseler, eşek sudan gelinceye kadar çocuklara sopa atarmış.

Günlerden yine bir gün iki küçük kardeş koyunlarını köyden çok uzak bir yerde otlatıyorlarmış. Öğle zamanı, gelince, analarının yaptığı katmeri yiyip başında oturdukları pınardan buz gibi suyu içtikten sonra kızcağızın uykusu gelmiş.

Bilgi Dağarcığı – Karagöz ve hacivat

Bilgi Dağarcığı (İki arkadaş beraber yürüyorlar.) HACİVAT – Karagöz’üm yüzyıllardır herkesi güldürürsün ama senin yüzünün güldüğünü ben pek kolay kolay göremiyorum. KARAGÖZ – Köftehor, benim gibi bir gün iş bulur, Masalı oku → Bilgi Dağarcığı – Karagöz ve hacivat

Mektup Kimden

Mektup Kimden (İki arkadaş dükkâna girerler.) HACİVAT – Gel bakalım Karagöz’üm! İşlerim için ben de dolaşıp şimdi geldim. Hem dinleyip hem de biraz laflaşalım. KARAGÖZ – Hay hay, kiraz paylaşalım! Masalı oku → Mektup Kimden