Şaşkın tavşan

Şaşkın tavşan Şaşkın tavşan zıplaya zıplaya, etrafı seyrederek giderken, Birdenbire bir çukura düştü. Kendi kendine, “Eyvah” dedi, “Tuzağa düştüm” Tam osırada çukurun etrafındaki küçük taşlar da düşerek tavşanın canını acıttılar. Şaşkın tavşan acının verdiği korkuyla sıçrayarak çukurdan çıktı ve bağırarak koşmaya başladı. “Canavarlar saldırıyor, canavarlar saldırıyor” diye çığlık atıyordu. “aydedeyi bulup, bunu ona anlatmalıyım” diye … Devamını oku

Kurt ile Keçi

Kurt ile Keçi Var idi, yok idi. Yeryüzünde bir keçi ile bir koyun var idi. İkisi, aç oldukları için kırda dolaşıp yayılmaya çıktılar. Bir kurda rastladılar. Korkup, durdular. Kurt: – Koyun kardeş seni yiyeceğim, dedi. Bunun üzerine koyun kurda: – Önünde hazır durmuşum, istersen ye beni. Ancak senden bir ricam var: Beni şimdi yeme. Önünde … Devamını oku

Balıkçının Oğlu

Balıkçının Oğlu Bir varmış, bir yokmuş, Allahın kulu pek çokmuş. İnebolu, Yanbolu; iki boş bir dolu, bende bilmece dam dolu. Evvel zamanların birinde, bir padişahın ülkesinde, fukara1 bir balıkçı vardı. Gün geldi balıkçı öldü, bir oğlu kaldı arkada. Babasının sanatını eline alarak, o da balık avcılığına başladı. Gecelerden bir gece, bir düş gördü. Diyordu ki, … Devamını oku

Altın çocuk

Altın ÇOCUKLAR Bir zamanlar, çok fakir bir karı koca yaşarmış, Küçü­cük bir kulübelerinden başka şeyleri yokmuş. Tuttukları balıklarla karınlarını doyururlarmış. Günün birinde adam, balık avlamaya gitmiş; ağlarını suya atmış. Bek­lemeye başlamış. Biraz sonra ağına bir balığın takıldığını görmüş. Ağını, hızla sandalına çekmeye başlamış. Çe­kerken, çok heyecanlıymış. İçinden: Bayağı ağır. Bu balıkla birkaç gün karnımızı doyura­biliriz, … Devamını oku

Bayramlık

Bayramlık O bayram Enes ve Merve’nin keyfine diyecek yokmuş doğrusu. Bu denli sevinçli olmalarının tam tamına dört nedeni varmış. Birincisi; Haluk amcaları, Gülgün yengeleri ve en önemlisi de kuzenleri Gamze ablaları ile Mehmet’in o bayram tatilinde Ankara’dan İstanbul’a onlara konuk gelmeleri imiş. Gamze abla, Enes ve Merve’den çok büyükmüş. Bu yıl üniversiteye başlamış. O onbeş … Devamını oku

Keloğlan ile kör hacı

  Keloğlan’la kör hacı Bir varmış, bir yokmuş Var demesi zormuş Keloğlan’ın mahallesinde Kör Hacı adında biri varmış Kör hacı huysuz, dırdırcı, hilebaz, madrabaz, hokkabaz birisiymiş Bencil mi bencil, nekesmi nekesmiş Fesatlıkta, fitne fücurlukta üstüne yokmuş Çocuklar Kör hacı’yı hiç sevmezlermiş Onu yolda görünce hep birlikte bağırırlarmış: Hacı Burnumun ucu Başımın tacı Soğan sarmısaktan acı … Devamını oku

Keloğlan’ın Tuz ölçeği

Keloğlan’ın Tuz ölçeği Bir varmis bir yokmus Allahin kulu çokmus Çok demesi günahmis Memleketin birinde bir keloglan’la yasli annesi varmis Annesi “Kel oglum, kelem oglum, dünyaya es oglum” diyerek oglunu severmis Keloglan da annesini sever sayarmis Annesi bir gün keloglan’a seslenmis: –Oglum, tuz ölçegimiz kirildi Git çarsidan yenisini al getir, demis Keloglan: –Aman anne Ne … Devamını oku

Oduncunun baltası

Oduncunun baltası Evvel zaman içinde bir ormanın kenarında küçük bir köy varmış Bu köyün erkekleri ormanda odun keser, sonra kestikleri odunları satarak geçimlerini sağlarlarmış. Bu odunculardan birisi köyün en dürüst oduncusu imiş Hiç yalan söylemez, kendi kazandığından başkasında gözü olmazmış. Bir gün, bu dürüst oduncu odun kesmeye ormana gitmiş. Baltasını bir ağacın dibine bırakıp başlamış … Devamını oku

Değirmenci ile Tilki

Değirmenci ile Tilki Vakti zamanında bir değirmenci varmış Bu değirmencinin de pek çok tavuğu varmış Tilkinin biri bu tavuklara müptelâ olurBir gün değirmenciye der ki: “Değirmenci, eğer bana bir tavuk verirsen sana ömrünce unutamayacağın bir iyilik yapacağım” “Yahu sen benim tavuklarımdaN ne istersin, bırak benim yakamı Seni vurup öldürürüm, eceline mi susadın?” Değirmenci yakayı kurtaramayacağını … Devamını oku

Dört Kelebek Masalı

Dört Kelebek Dört tane kelebek bir gün bir ateş görmüşler. Bunun nasıl bir şey olduğunu öğrenmek istemişler. Birinci kelebek ateşe biraz yaklaşmış ve üzerinin aydınlandığını görmüş. Arkadaşlarının yanına gelmiş ve: -Bu ateş aydınlatıcı bir şey!, demiş.. İkinci kelebek bununla yetinmeyerek daha fazla şey öğrenmek istemiş. Biraz daha yaklaşmış ve ısındığını hissetmiş… Demiş ki: -Aynı zamanda … Devamını oku