Tohumlar

O Sabah güneş yine her zamanki gibi yükselmiş, ısı ve ışınları bereketli topraklar üzerine cömertçe göndermeye başlamıştı. Ali dayı, sabah namazından hemen sonra yola koyulmuştu. Tarlasına ha vardı, ha varacaktı. Başını kaldırıp güneşe baktı. – Allah’a şükürler olsun, diye mırıldandı… Arabanın üstünde, uykusundan henüz uyanmış olan küçük Abdullah merakla başını kaldırıp babasına baktı. – Durup … Devamını oku

Yoksul Kunduraci

Yoksul Kunduracı Eski zamanlarda, ülkenin birinde yoksul bir kunduracı ve karısı yaşarmış Kunduracı çok yaşlandığı için artık eskisi gibi çalışamıyormuş Kazandıkları para ancak karınlarını doyurmaya yetiyormuş Kunduracı, bir gece elinde kalan son deriyi de ertesi gün ayakkabı yapmak için hazırlayıp tezgahın üzerine koymuş Yatmaya gitmiş Ertesi sabah her zamanki gibi erkenden kalkmış Tezgahın üzerinde bakınca … Devamını oku

Korkak Fare

Korkak Fare Yoksul fare koca ormanda hep korku içinde yaşarmış. Tilkiden korkar, kurttan ödü kopar, en çok da yaban kedisini görünce dehşete düşermiş. Bırakın bu yabani hayvanları, çevresinde bir dal çıtırdasa yüreği ağzına gelir, korkudan bayılacak gibi olurmuş. Fare artık bu korkuya dayanamayacağını anlayınca ormanın kralı asşana gitmiş: “Haşmetmeap” demiş, sizden haddim olmayarak küçük bir … Devamını oku

Binbirgün Masalları

Binbir Gün Masalları Binbir Gece Masalları gibi bir çerçeve konu içine yerleştirilmiş birçok masaldan oluşan Doğu masalları külliyati. İlk kez Fransız doğubilimci Petis de la Croix tarafından Farsça ve Türkçe yazmalardan derlenip çevrilerek Les mille et un jours, Contés orientaux (1710-12, 5 cilt; Binbir Gün, Doğu Masalları) adıyla yayımlanmıştır. Binbir Gün Masalları, Keşmir hükümdarı Turan … Devamını oku

Güneş ve Bulut

Güneş ve Bulut Rüzgar bulutu katmış önüne, Yağmur yağdıracamış, Güneş olaya el koymuş, Onlar saklambaca doymuş Bir varmış, bir yokmuş, Evvel zaman icinde kalbur saman içinde güneş gökyüzündeki yerini almış, şöyle bir de yan yatmış, keyfine bakmış. Gökyüzünün maviliğinde kendi kendine yatıp dururken bir rüzgar sesi gelmiş kulağına… Püff. Püfff Gözlerini aralamış, şöyle bir bakmış, … Devamını oku

Masal / Fabl Öyküleri

Masal / Fabl Öyküleri Masal Nedir? İnsanlar arasında cereyan eden olayları hayvanlar bitkiler ya da cansız varlıklar arasında geçiyormuş gibi göstererek bu yolla insanlara ahlak ve ibret dersi vermek örnek göstermek ya da bir düşünceye güç kazandırmak isteyen bir çeşit masaldır veya öyküdür. Fabllar, kulaktan kulağa yayılarak sözlü anlatım döneminin edebiyat ürünleri olarak insanlık tarihinde … Devamını oku

Tilki ile Keçi Masalı

Tilki ile keçi Tilkinin biri, suyun kaynadığı bir çukura düşmüş, çıkmak için hiç bir gereç ve yol yokmuş Bir süre sonra, kaynağa susamış bir keçi gelmiş Tilkiyi görünce, ona suyun iyi ve bol olup olmadığını sormuş Zor durumda olduğunu belli etmek istemeyen tilki, “Gelsene dostum; su o kadar güzel ki, ne kadar içsem kanamıyorum Üstelik … Devamını oku

Peri kızı Masalı

Peri kızı Bir varmış bir yokmuş evvel zaman içinde kalbur saman içinde bir kasabada peri kızı yaşarmış.Yanakları al al, altın kalpli bir kızmış.Hiç bir kimseye bir kötülüğü dokunmazmış. Sarı saçlarıyla mavi gözleriyle herkesi büyülermiş.Kasabada yaşlılarla tek tek ilgilenirmiş. Onların ne ihtiyacı varsa hepsini yaparmış.Çevredeki tüm çocukları etrafına toplayıp masal okurmuş.Anlayacağınız çok iyi bir kızmış.Günlerden bir … Devamını oku

Diyet Masalı

Diyet Dar kapısından başka aydınlık girecek hiçbir yeri olmayan dükkânında tek başına, gece gündüz kıvılcımlar saçarak çalışan Koca Ali, tıpkı kafese konmuş terbiyeli bir aslanı andırıyordu. Uzun boylu, iri pençeli, kalın pazılı, geniş omuzlu bir pehlivandı. On yıldır bu karanlık in içinde ham demirden dövdüğü kılıç ve namluları tüm Anadolu’da, tüm Rumeli’de sınır boylarında büyük … Devamını oku

Buhur Dağı ile Kınalı ceylan masalı

Buhur Dağı ile Kınalı ceylan Bir varmış, bir yokmuş… Bir vakitler, herkeslerin türlü savaşlardan sonra terkettiği bir viran şehrin yanında, bir dağ varmış… Bahar geldiğinde, eteklerine dağılmış binlerce kocayemiş, ıhlamur, amber ve mersin ağaçlarından yayılan baş döndürücü koku, tüm şehri tütsülermiş…Bu yüzden halk, Buhur Dağı ismini vermiş ona eskiden… Dağ onca ağacına, çiçeğine, suyuna, taşına … Devamını oku