Tuz Masalı

  Tuz Bir varmış, bir yokmuş… Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, bir padişahın üç oğlu varmış. Padişah, aklı oldukça kıt bir adammış. Yaşına, padişahlığına yakışmayan hareketler yapar, herkesi kendine güldürürmüş. Devlet işleriyle hiç uğraşmazmış. Vaktini hep ava gitmekle, eğlenceler tertiplemekle geçirirmiş. Günlerden bir gün, üç oğlunu da yanına çağırmış, onlara : Söyleyin bakayım, diye … Devamını oku

Rüzgaroğlu Masalı

Rüzgaroğlu Bir varmış, bir yokmuş. Çok söylemesi ayıpmış. Az söyleyip çok dinleyenlerin bilgisi artar, çok çok söyleyip az dinleyenlerin çenesi yorulurmuş… Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, Rüzgâroğlu adında az konuştu, çok dinler bir adam varmış. Rüzgâroğlu, evli imiş. Beş yaşında Nuryüz adında bir oğlu, 4 yaşında Gülyüz adında bir kızı varmış. Rüzgâroğlu ailesi o … Devamını oku

Güneş kız masalı

Güneş kızı   Vakti zamanında çok zengin bir adamın üç oğlu varmış. Adam büyük oğlunu bir vezirin kızıyla evlendirmiş. İkinci oğlu ise fakir bir kız almış. En küçük oğlu, ağabeylerine demiş ki : Babama söyleyin, ben evlenmek istemiyorum! O şehirde de bir ailenin üç kızı varmış. Bunlar bir gün su bakraçlarıyla çeşmeden su alıyorlarmış. Küçük … Devamını oku

Limon kız masalı

Limon Kız Bir varmış, bir yokmuş… Evvel zaman içinde, kalbur zaman içinde… Develer tellallık eder eski hamam içinde…Hamamcının tası yok. külhancının baltası yok…Arap bacı hamama gider, koltuğunda bohçası yok…Handadır handa, yetmiş iki deli ile bir manda. Yedik, içtik, dişimizin dibi et yüzü görmedi… Bereket versin hacı cambaza… Bize bir at verdi, dorudur diye… At bize … Devamını oku

Konuşan Kaval masalı

Konuşan Kaval Bir varmış, bir yokmuş… Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, bir padişahın iki kızı varmış. Büyük kızın adı Yaprak, küçük kızın adı da Fidanmış. Yaprak’la Fidan henüz pek küçük yaşta iken anneleri hastalanarak ölüvermiş. Padişah, “çocuklarım anne yokluğu duymasınlar” diye, çok geçmeden bir kadınla evlenmiş. Üvey anneleri, Yaprak’la Fidan’a, kendi öz çocukları gibi … Devamını oku

Doğruluk Masalı

Doğruluk Bir varmış, bir yokmuş… Çok söylemesi günah, az söylemesi sevapmış… Allah’ın kulu dağdan, taştan çokmuş… Masaldır bunun adı, dinlemekle çıkar tadı… Vakti zamanında bir kadının üç oğlu varmış. Kocası yeni öldüğü için fakirmişler. Hazıra dağlar dayanmaz, derler. Ellerindeki, avuçlarındaki tükendikten sonra geçim sıkıntısı çekmeye başlamışlar. Bir gün kadın, üç çocuğunu da yanına çağırarak: Artık … Devamını oku

Çoban hasan masalı

Çoban hasan Vaktiyle, uzak diyarların birinde, buz gibi soğuk pınarların aktığı, yemyeşil çayırlarında binbir çeşit çiçeklerin açtığı bir köy varmış. Bahar geldiği zaman rengarenk kelebekler uçup binbir renkli çiçeklere konarmış. Hele bir de koskocaman ağaçlar varmış ki, boyları neredeyse göğe değecekmiş. Görenler hayran olur ibretle bakarmış. Soğuk pınarların aktığı bu uzak diyarda bir de Hasan … Devamını oku

Sihirli Tavşan Masalı

  Sihirli tavşan Masal masal matitas.. Kalaylandı bakır tas… çukura düştü çıkamaz… Pır pır eder uçamaz. Var varanın, sür sürenin… Habersiz bağa girenin, hali yaman demişler… Masaldır bunun adı… Söylemekle çıkar tadı… Her kim dinlemezse bunu, hakkından gelsin kambur dadı… Bir varmış, bir yokmuş. Vakti zamanında bir padişahın üç oğlu ile bir küçük kızı varmış. … Devamını oku

Kırk Haramiler

Kırk Haramiler Bir varmış, bir yokmuş… Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde Bağdat ülkesinin son derecede zengin bir padişahı varmış. Padişahın hazinesinde o kadar çok altın, elmas, pırlanta, zümrüt doluymuş ki, saymakla bitirilemez, hesabını kendisi bile bilmezmiş. Bağdat hazinesinin zenginliği her tarafa yayılmış, dillere destan olmuş. O kadar ki, Mısır’ı, Bağdat’ı, bütün Arap ülkelerini haraca … Devamını oku

Sevdalı bulut masalı

SEVDALI BULUT Başımı, ninemin dizine koyardım… Ninem, çocukların gö­züne uykuyu, yıldızlı bir gece gibi dolduran masalları bilirdi. Masallar birbirine benzerdi…Az gidip, uz gidip, dere tepe düz gidip, arkaya bakılınca bir arpa boyu yol gidildiğini görmek yok mu, işte bunu benim küçük kafam almazdı. Derviş geldi, servinin altına oturdu, başladı neyini üflemeye. Ney’in deliklerinden ağaçlar, yollar, … Devamını oku