Uykucu Dostlar


Uykucu Dostlar Masalı

Günlerden bir gün, bir tavşancık dağlarda, bayırlarda gezmekten yorulmuş, uzun uzun esneyip duruyormuş. Tavşancık öyle çok yorgunmuş ki, kendine çimenlerin arasında yatacak bir yer arama takati de kalmış.

Sevgili tavşancık uyumada önce kendi etrafında dönüyor.
Sonra kendini çimenlerin üzerine bırakıyor.
Esniyor; tekrar esniyor.
Büzülüp kıvrılıyor.
Ve sonunda mışıl mışıl uyuyor.

Bir zamanlar küçük bir serçe varmış.
Artık çok az zıplıyormuş.
Küçük serçe çok yorgunmuş.
Şeftali ağacının dalındaki yuvasına uçuyor.
Kanat çırpıyor.
Sonra yuvaya yerleşiyor.
Esniyor; tekrar esniyor.
Ve sonunda mışıl mışıl uykuya dalıyor.

Bir zamanlar küçük bir ceylan varmış.
Artık çok az otluyormuş.
Durmadan da uyukluyormuş.
Küçük ceylan çok yorgunmuş.
Kendine ormanda yumuşak bir yer arıyor.
Ve yatmadan önce dönüp duruyor.
Sonra çömeliyor; esniyor.
Tekrar esniyor.
Minik başını yaslıyor ve
Artık mışıl mışıl uyuyor.

Bir zamanlar yeşil başlı bir ördekçik varmış.
Canı artık hiç gölde yüzmek istemiyormuş.
Ördekçik çok yorgunmuş.
Kendine kıyıda yumuşak bir yaprak arıyor.
Ve onun üzerine oturmadan topaç gibi dönüyor.
Sonra oraya yatıp esniyor.
Tekrar esniyor.
Ve halsiz olarak o
Yaprağın üzerinde mışıl mışıl uyuyakalıyor.

Bir zamanlar küçük bir ayıcık varmış.
Uykuyu çok özlemiş.
Ayıcık çok yorgunmuş.
Serin, derin bir yuva arıyor.
Sonra onu bulup içeri dalıyor.
Yatıyor; esniyor. Tekrar esniyor.
Ve artık küçük ayıcık
Uykusunda horlamaya başlıyor.
Bir zamanlar bir tilkicik varmış.
Artık kurnazlık yapmaz olmuş.
Tilkicik çok yorgunmuş.
Dünyadaki en yorgun tilki benim diyor.
Dişlerini göstererek geriniyor.
Esniyor; tekrar esniyor.
Ve kendini uykuya bırakıyor.
Artık mışıl mışıl uyuyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.