Nasreddin Hoca fıkraları

Nasreddin Hoca fıkraları

Erkek Adam sözünde durur

Hoca’ya yaşını sormuşlar, “kırk yaşındayım” demiş. Aradan birkaç yıl geçmiş. Yine yaşı sorulunca “kırk yaşındayım” demiş.
– “Nasıl olur Hoca efendi” demişler, “yıllar önce sorduğumuzda da kırk demiştin”
Hoca gülümseyerek:
– “Erkek olan sözünde durur!…” demiş.

Öğüt: Zamanı durdurmak istesek de elimizde değil. Her anını değerlendirmeyi amaç edinelim.

Ceviz ağacında kabak yetişseydi

Bir yaz günü Nasreddin Hoca biraz serinlemek için ceviz ağacının gölgesine oturmuş. Biraz ilerdeki kocaman kabaklar gözüne ilişince, kendi kendine:
– “Şu Allah’ın işine bak, otun üstünde koskoca kabak yetişiyor, şu dalları yere göğe uzanmış, bir evleklik (dönümün dörtte biri) yer tutan ceviz ağacının meyveleri ufacık!..” diye düşünürken, tam o sırada başına bir ceviz düşmüş.
– “Ah başım!” diyerek yerinden fırlamış Hoca, “Tövbe ya Rabbim, bir daha senin işine asla karışmam! Ya ağaçta ceviz yerine kabak yetişseydi !…” demiş.

Öğüt: Bakmasını bilen göz, düşünmesini bilen akıl için etrafımızdaki her bir varlık ve olayda insanı hayretler içinde bırakan nice incelikler, sırlar ve hikmetler gizlidir.

Henüz uykum yok

Nasreddin Hoca bir köye konuk olmuş. Biraz hoşbeşten (sohbet ettikten) sonra, yatma zamanının geldiğini hatırlatmak için:
– “Hocam, insan neden esner?” demişler.
Ev sahipleri Hoca’ya yemek çıkarmamış. Karnı da iyice acıkmış olan Hoca:
– “Ya açlıktan, ya da uykusuzluktan” demiş. Kendini zorlayıp esnedikten sonra da eklemiş! “Amma benim henüz uykum yok.”

Öğüt: Atalarımız, “misafir umduğunu değil, bulduğunu yer” demişler. Konuklarımıza o anda ne varsa ondan ikram etmekte bir sakınca yoktur. İkramda bulunmak bizim bir geleneğimizdir.

Nasreddin Hoca’nın bütün gayretlerine rağmen kötü huylarından vazgeçiremediği bir yakını varmış. Bir çocuk koşarak gelmiş ve o adamın suya düştüğünü haber vermiş.
– “Falanca kişi ırmak kenarında gezerken ırmağa düştü. Azgın sularla boğuşuyor” demiş.
Hoca birkaç arkadaşıyla birlikte koşarak ırmak kenarına gelmiş ve suyun geldiği tarafa doğru ilerlemeye başlamış.
Köylüler:
– “Su öbür yana doğru akıyor Hocam” demişler. “Aşağıda aramak gerekmez mi?”
Hoca başını sallamış;
– “Bu adamın ne aksi, ne ters biri olduğunu siz bilmezsiniz. Onun her işi terstir.” demiş.

Öğüt: Kötü huylarında ısrar edenler, suyun tersine aktığını zannedenler kadar yanılgı içindedirler.

Bir kıtlık zamanında Hoca’yı çarşıda ekmek yiyerek giderken görenler :
– “Hoca efendi, herkesin gözü önünde böyle ekmek yemek ayıp değil midir?” demişler.
– “Komşusu açken bol bol tıkınmanın gizlisi ayıp olmazsa açıkta yapılanı ne diye ayıp olsun” demiş Hoca, “ Komşusu açken tok yatmak, ya her zaman , her yerde ayıptır, ya da hiç ayıp değildir.”

Öğüt: Bizler de etrafımızdakilerin ihtiyaçlarına duyarlı olmaya çalışalım.

Bu fıkralar ümit dergisi’nden alıntıdır.

20 Comments

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.