Aslanın Siniri

Aslanın Siniri Uzakta bir ormanda, yeşillikler içinde yaşayan hayvanlar varmış. Dostluk içinde yaşayıp giderlermiş. Zaten, hayattaki tek dertleri de yemek yemekmiş.Kurt, çakal ve karga aslanın yanında dolaşır, onun yiyeceklerinin artıklarıylada idare ederlermiş. O yüzden ormanlar kralı aslan onlar için ayrı bir kıymet taşıyormuş. Günlerden bir gün başından büyük bir hastalık geçmiş olan bir devede aslanın … Devamını oku

Kurbağa ile Korkak Tavşan

Kurbağa ile Korkak Tavşan Ormanların en korkak hayvanı tavşanmış. Yaprak kımıldasa hemen saklanacak yer ararmış. Ona bu kadar korkak olmaması gerektiğini söylüyorlarmış ama bu sözde pek işe yaramıyormuş. Kendisinden çok daha küçük hayvanların ormanda korkusuzca gezdiğini gören tavşan korkaklığına daha bir üzülürmüş. Bir gün tavşan ormanda gezintiye çıkmış. Tabii buna gezinti denirse. Korka korka, saklana … Devamını oku

Kurt ile Leylek

Kurt ile Leylek Bir leylek geçiyormuş bereket versin, Allem kallem anlatmış derdini; Koşmuş imdadına leylek. Kuş değil cerrah mübarek; Gaga dersen makastan iyi. Soktuğu gibi gırtlağına, Çıkarıvermiş kemiği.  Tamam, deyip ücretini istemiş. Ne ücreti? Demiş kurt. Alay mı ediyorsun babalık? Canını kurtardığım yetmiyor da Bir de ücret ha? Ağzıma girmişken kafan, Bir kapsam ne olurdun? … Devamını oku

Tilki ile Leylek

Tilki İle Leylek / La Fonten masalları Tilki hocanın iyiliği tutmuş bir gün Hacı leyleği yemeğe buyur etmiş – Ama, demiş tilki, bizde misafir Umduğunu değil bulduğunu yer. Meğer tilkinin cimrisi hepsinden betermiş Bir çorba çıkarmış topu topu O da sulu mu sulu Hem nerden getirse beğenirsiniz? Tabakta. Leylek gagasıyla uğraşadursun Tilki bitirmiş hepsini bir solukta. … Devamını oku

Horoz ile Tilki

  Horoz ile Tilki masal diyarında Bir çiftlikte güzel bir horoz yaşıyordu. Horoz her sabah çiftliğin yakınındaki bir ağaca çıkar, güzel sesiyle… Üüü!…ürü!… ü!… ürü!… ü!… diye öter. Çiftlikteki hayvanları uyandırırdı. Çiftliğin yakınında bir de tilki yaşıyordu. Tilki horozun sesini duydukça, onu yemeyi içinden geçirir,nasıl yakalayacağını hesaplardı. Tilki her sabah horozun sesini duyar duymaz yatağından … Devamını oku

Karga ile Tilki

Karga ile tilki / Masal Diyarı Bir dala konmuştu karga cenapları; Ağzında bir parça peynir vardı. Sayın tilki kokuyu almış olmalı, Ona nağme yapmaya başladı: -Ooo! Karga cenapları,merhaba! Ne kadar güzelsiniz, ne kadar şirinsiniz! Gözüm kör olsun yalanım varsa. Tüyleriniz gibiyse sesiniz, Sultanı sayılırsınız bütün bu ormanın. Keyfinden aklı başından gitti bay karganın. Göstermek için güzel … Devamını oku

Meşe ile Saz

Meşe ile saz ( Masal diyarı ) Meşe, bir gün saza demiş: -Doğrusu tanrı size gadirlik etmiş. Minnacık serçe konsa üstünüze beliniz bükülüverir. Suları ürperten seher yeli Baş eğdirir size. Bir de benim şu dağ gibi gövdeme bak! Güneş bile zor giriyor içime, Fırtına dallarıma oyuncak. Her esen yel sana bora, bana kasırgalar meltem. Bari gelip … Devamını oku

Birbirine karışan ayaklar

Biribirine karşıan ayaklar ( nasreddin hoca masalları) masal diyarında.. Bir gün çocuklar dere boyuna dizilmiş oturuyorlar, değneklerin ucundaki oltalarla sözüm ona balık avlıyorlardı. Amaç serinlemek. Hepsi de ayaklarını suya daldırmışlardı. Tarladan doğru, terlerini silerek Hocanın yaklaştığını görünce onu biraz “gırgıra almayı” tasarladılar. Hoca yaklaşınca bastılar yaygarayı. Hoca çocuklara yaklaşarak, “Ne var? Nedir bu yasınız?” diye … Devamını oku

Kendini suda gören geyik

Kendini suda gören geyik Geyiğin biri kendini görmüş de Bir kaynağın tuttuğu aynada, Güzel boynuzlarına hayran olmuş; Ama ardından pek üzülmüş Çöp gibi bacaklarını görünce; Eriyip gidecekler neredeyse suda. -Bir şu başa bak, bir de şu ayaklara, Demiş geyik, baktıkça dertlenerek; Alnımda yükselen güzelim ormanı Bu sıska bacaklar mı gezdirmeliydi? Geyik tam bunları söylerken Koca … Devamını oku

Aslanın Sarayı

Aslanın Sarayı Aslan ormandaki hayvanları sarayına davet etmiş. Hem onlarla tanışmak, hem de ormanın sorunlarını konuşmak istiyormuş. İçeri ilk olarak içeri giren ayı saraydaki kokuyu beğenmemiş. Eliyle burnunu tutup yüzünü buruşturmuş. Ağzından da “Öffff çok pis kokuyor.” Sözleri dökülmüş. Aslan bu işe çok kızmış. Sarayını kötüleyen ayıyı bir pençede yere serip öldürmüş. İkinci olarak sarayı … Devamını oku