Aslan Kafesi

  Durgun geçen günlerden birinde Şerif, kapının önüne çıkmış güneşleniyormuş. Yapacak bir işi yokmuş. Uzun zamandan beri kasabada kimse suç işlemediği için yaşam sorunsuz sürüyormuş. Şerif tam maaşla emekli olduğunu düşünüp, koşulların rahat olmasından mutluymuş. Birden sokağın köşesinden bir gürültü kopmuş. Fillerin sırtına binmiş gösteri kızları, ellerindeki tüyleri sallarken, bando ve mızıka müzik çalıyor, cambazlar … Devamını oku

Kibritçi kız

Kibritçi kız masalı Bir yılbaşı gecesiydi. Dondurucu, kavurucu bir soğuk vardı. Yoldan geçenler paltolarının yakasını kaldırmışlar, atkılarına bürünmüşler, hızlı hızlı yürüyorlardı. Kimi evine geç kalmış, acele ediyor, kimi bir eğlence yerine gidiyordu. Çocuklar koşuyorlar, birbirlerine kartopu atıyorlardı. Gecenin zevkini en çok onlar çıkarıyorlardı. Kahkahalarla gülüyorlar, sevinçle haykırıyorlardı. Yalnız bir çocuk vardı ki gelip geçenler onun … Devamını oku

Düşler ülkesi

Düşler ülkesi masal Düşler ülkesinde  yaşayan Ali akıllı, büyüklerine saygılı ve sevimli bir çocukmuş. Her açıdan güzelliklerle dolu bu çocuğun, küçük bir kusuru varmış. Ali pek çok çocuk gibi oyun oynamayı çok seviyormuş. Hangi çocuk oyun oynamayı sevmez ki? Ama Ali, oyundan başka hiçbir şey yapmak istemiyormuş. Kendisinden, bir iş istediğinde “Yapmam” demiyormuş ama hiç … Devamını oku

Çizmeli kedi

Kedi ne işine yarar ki insanın?” diye yakınmış. “Pişirip yiyemezsin bile.” Kedi bunu duymuş ve hemen cevap vermiş. “Kötü bir mirasa sahip olmadığınızı göreceksiniz efendim… Bir zamanlar, üç oğlu olan bir değirmenci varmış. Değirmenci ölünce büyük oğluna değirmen, ortanca oğluna eşek, küçük oğluna da kedi miras kalmış. Küçük oğlu bu duruma çok üzülmüş. “Kedi ne … Devamını oku

Küçük Tırtıl

Küçük Tırtıl Masalı Rüzgarın bahar çiçeklerinden toplayıp çevreye üfürdüğü güzel kokulardan sarhoş olmadan, Güneş’in sıcaklığına kanıp gevşemeden yemiş de yemiş… Bir bitkinin dalları arasında, gözlerden uzak küçücük bir yumurta, günü gelince çatlayıvermiş. İçinden çıkan küçücük yeşil yavru, kendini doğal yaşam ortamına taşımak için hızla yeşil yapraklara doğru sürünmüş. Bu içgüdüyle kendini yaprakların yeşil rengi altında … Devamını oku

Parmak çocuk

Parmak Çocuk Bir varmış bir yokmuş evvel zamanların birinde Fakir bir terzinin bir oğlu varmış. Bu çocuk o kadar küçük kalmış ki, boyu bir başparmaktan fazla uzamamış. Bunun için ona “Parmak Çocuk” derlermiş. Ama çocuğun cesareti pek fazlaymış. Bir gün babasına demiş ki: Babacığım, ne olursa olsun ben uzaklara gideceğim! Babası: – Pekâlâ oğlum, demiş. … Devamını oku

Sihirli Fasulye

Sihirli fasulye masalı Bir zamanlar yoksul ve dul bir kadın varmış. Oğlu çok tembel bir delikanlı olduğu için paraları yok denecek kadar azmış. Bir gün o kadar zor bir duruma düşmüşler ki, kadıncağız ellerinde kalan tek mal varlığını, Süt Beyazı isimli ineklerini satmaya karar vermiş. Oğluna ineği pazara götürüp satabileceği en iyi fiyata satmasını söylemiş. … Devamını oku

Hansel ve Gretel

Hansel ile Gretel Bir zamanlar Hansel ve Gretel adında iki kardeş varmış. Anneleri onlar daha bebekken ölmüş. Odunca olan babaları, anneleri öldükten birkaç yıl sonra tekrar evlenmiş. Oduncunun yeni karısı hali vakti yerinde bir aileden geliyormuş. Ormanın kıyısında virane bir kulübede oturmaktan ve kıt kanaat yaşamaktan nefret ediyormuş. Üstelik üvey çocuklarını da hiç sevmiyormuş. Hansel … Devamını oku

Fareli Köyün kavalcısı

Fareli Köyün Kavalcısı   Bir varmış, bir yokmuş, evvel zaman içinde, kalbur zaman içinde develer tellalken, pireler berberken, ben annemin beşiğini tıngır mıngır sallarken; ülkenin birinde bir köy varmış. Halkı mutluluk içinde yaşarmış. Günlerden bir gün köyün bütün evlerine fareler dolmuş. Binlerce fare köyün sokaklarında, evlerde dolaşıyorlarmış. Yatak odasına gitseler, mutfağa girseler farelerden geçilmiyormuş. Ne … Devamını oku

Topal Karınca

TOPAL KARINCA Çocuklar!… karıncaları bilirsiniz!. İşleri, yuvalarına yiyecek taşımaktır. Buğday, darı ne bulurlarsa , durmadan kışlık yiyeceklerini çeker dururlar evlerine… Ufacık bir hayvan böylesine çalışıp didinirken, tembel ve asalak yaşayan insanlara karıncayı örnek göstermek isterim. Bu minicik canlılar, ufacık boylarına bakmadan ağırlıklarının birkaç katı yük taşıyarak, kervan katarı gibi gelirler ve giderler, bıkmadan usanmadan hep … Devamını oku